|
HASAN YILMAZwrote:
cok ıyı acarım aşkım
3 days ago
|
|
|
İsmail topaloğluwrote:
GÜNAYDIN ARKADAŞIM.SAĞLICAKLA KALIN.
June 23
|
|
|
۩۞۩¤¤B£B£Tؤ¤۩۞۩ .wrote:
KOÇ: Ben bilirim gerisi bos, İstiyorsan pesimden koş. Emir almam, ben veririm, Önderiyim bu feleğin... BOĞA: Tek dileğim vardır Bolca para, zengin sofra... Çok bir şey mi istediğim, Güvencemdir bunlar benim... İKİZLER: Zekam parlak, dilim oynak, Her konuya elim kıvrak, Sıkıntıya hiç gelemem, Bir de karar verebilsem!... YENGEÇ: Tezcanlıyım, duygusalım, Dokunsalar akar yaşım, Annem, babam, çocuklarım, Ben onlarsız ne yaparım... ASLAN: Ben yarattım bu dünyayı, Bir de dönse etrafımda!. Her dediğim hemen olsun, Zenginlik ve un beni bulsun... BAŞAK: Yazdım, çizdim, notlar aldım, Her bir şeyi ayarladım, Yoktur bende bozuk, yamuk, Mükemmeli ben yaşattım... TERAZİ: Ben müziksiz yasayamam, Hele sevmeden hiç duramam. Danışsam da her konuda, Bildiğimden şaşmam asla... AKREP: En güçlü şüphesiz benim, Herkesi ezip geçerim. Hele bana ters yapanı Doğduğuna pişman ederim... YAY: Maceradan, maceraya, Koşmak asil isim benim Toplarım hep ilim, irfan, Bilgeliktir şanım benim... OĞLAK : Cimrilik mi, benimkisi? Hesabini bilmek gerek. Günler aylar düşünürüm Kararlarım şaşmaz benim... KOVA: Taklitçiliği hiç sevmem, İstesem de beceremem, Orijinaldir fikirlerim, Takip edilecek olan benim... BALIK: Bir dünyam var, sırça saray Dokunursan kırılırım. Ben gelemem gerçeklere, Avunurum hayallerle...
May 31
|
|
|
... ...wrote:
BEN, BİR HİÇ'İM... YA; SEN... YA; SEN NE'SİN... ============================== Kısacık bir öykü, ama hayatıma yön veren bir öykü... Devrin valisi; emrindeki yöneticiler ile, lüks bir arabayla girer şehre... Yol kenarlarında insanlar; iki büklüm el pençe divan selamlarlar, vali'yi... Bütün bu şatafatlı yalakalık gösterileri arasında; vali'nin gözleri, bir sokağın köşesinde yere çökmüş olan ve etrafındaki hiçbir şey ile ilgilenmeyen; bir yoksul adam'a takılır... Elbisesi eski, saçı birbirine karışmış; bu yoksul adam'ın olduğu yere gelir; vali... Sinirli bir bakışla, vakur ve sert bir ses tonu ile bağırır yoksul adam'a : "Hey, adam; herkes benim şehre gelişimi el pençe karşılarken, bana yalakalık yaparken, sen kimsin ki; yerinden bile kıpırdamıyorsun? Yoksul adam; istifini hiç bozmadan, buğulu gözlerini vali'ye çevirerek : "Ben, bir hiç'im" der... Vali; daha da hiddetlenir : "Ne demek, hiç... Senin; bir ad'ın, şan'ın, ünvan'ın yok mu?" der... Yoksul adam : "Senin var mı? " der, vali'ye... Vali; iyice sinirlenir, ama cevaplar : "Gafil adam; nasıl anlamazsın, ben valiyim" der... Yoksul adam; aynı ses tonu ile, sorar yine : "Peki; daha sonra, ne olacaksın?" Vali : "Başbakan olacağım" der... Yoksul adam : "Peki, daha sonra?" der... Vali : "Cumhurbaşkanı olacağım" der... Yoksul adam : "Peki ya, daha sonra?" der... Kısa bir an, duraksar vali : "Hiiiiiç" der... Ve... Sadece gülümser, yoksul adam; vali'nin yüzüne bakarak... Vali; yoksul adam'ın, ne demek isteğini anlamıştır... Bu kısa öykü'yü; ilk yazdığımda, benim ruhumun "hiç kimse" olmak isteyen yoksul adam'ın öyküsünü bulduğumu anlamıştım... Hepimiz; hep başka birileriyiz, aslında... Sevdiğimiz, beğendiğimiz, örnek aldığımız, kıskandığımız, yerinde olmak istediğimiz birilerinin; seslerini, sözlerini, bakışlarını ve tavırlarını alıyor ve sanki bize ait'miş gibi kullanıyoruz... Kendimiz olamıyoruz, bir türlü... Sabahları kalkıp; elbise dolabımızın önünde durduğumuzda, giyeceğimiz elbiseye ve yanına gideceğimiz insanlara, en çok uyacak maskeyi de; seçiyoruz, elbiselerimizin yanında duran maskelerimizin arasından.... Hep daha fazlasını istiyoruz, ama aslında giderek hep daha az alıyoruz... Bütün ömrünü; kariyer, güç ve para peşinde; gece gündüz çalışarak geçiren insanların, günün birinde bütün kazandıklarını, elindekileri kazanırken yitirdikleri sağlıklarına, harcadıklarını görüyoruz... En; can alıcı, nokta ise... Bir ömrün sonunda; evleri, arabaları ve para kasaları olan insanların, bütün bunları kazanırken kim bilir kaç gerçek aşk'ı yitirdiğini ve günün birinde yaşlanıp başlarını yaslayacakları, bir sevgili omuzu aradıklarındaysa; soğuk ve rutubetli ev duvarlarının, lüks araba koltuklarının ve çelik para kasalarının bir sevgilinin yerini tutmadığını, acı içinde fark ettiklerine şahit oluyoruz... Onlar için; iş işten, çoktan geçmiş oluyor... İşte; bu sebepten, yoksul adam'ın biriyim ben... Bir çoğunuz merak ediyor ya; neden yoksul adamsın, kimsin sen diye, soruyorsunuz ya bana... Bu yüzden, yoksul adamım ben; yani, bir "hiç" yüzünden... http://www.yoksuladam.spaces.live.com http://www.yoksuladam.co.cc ======================= Osman YALÇINKAYA (Yoksul Adam) =======================
May 26
|
|
|
GeneraL ¯™wrote:
SENSİZLİK ÇOK ACI
Sensizlik öğle acı veriyor ki bana Dalıp dalıp gidiyorum bak uzaklara Kalbim derinden sızlıyor ağrıyor işte Küsüyorum işte ben bu yalnızlığıma Perişan olsam da yaşadığım bu hayatta Mutlu olacağım belki öbür dünyada Senden önce yaşamadım ki ben sevdayı Sen öğrettin bana sevmeyi ve de aşkı Bense kıymetini bilemedim belki de Bilmelisin sen varsın sadece hayatımda Sensizlikten ötesi nedir ki zaten bana Ben bir kere sevdim bunu anlasana Başkasına nasıl veririm kalbimi bir daha. Onun sadece sende olduğunu anlasana Beni sevecek bir başkası olamaz hayatımda Sensizlik çok acı veriyor inan ki bana. Bir kez daha benim yanımda olsana. slm iyi geceler genaralden sevgilerle
May 24
|